
MMO: 6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN TOPLUMSAL FELAKETE DÖNÜŞMESİNİN NEDENİ İKTİDAR POLİTİKALARIDIR!
TMMOB Makina Mühendisleri Odası, 5 Şubat 2026 tarihinde “6 Şubat Depremlerinin Toplumsal Felakete Dönüşmesinin Nedeni İktidar Politikalarıdır!” başlıklı bir basın açıklaması yaptı.
6 Şubat Depremlerinin Toplumsal Felakete Dönüşmesinin Nedeni İktidar Politikalarıdır! Depremlere Hazırlıklı Olmak İçin Bilim, Teknik, Planlama ve Mühendislik Gerekliliklerine Aykırı Rantçı Yaklaşımın Alt Edilmesi Gerekiyor!
Öncelikle, 11 ilimizi ve milyonlarca yurttaşı etkileyen, resmi rakamlara göre 50 binden fazla insanımızın öldüğü, büyük maddi ve sosyal yıkımın yaşandığı 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş-Hatay Depremlerinde ailelerini, yakınlarını kaybeden insanlarımıza bir kez daha başsağlığı diliyor ve acılarını paylaşıyoruz.
6 Şubat depremleri ülke yönetiminin depremlere hazırlıklı olmadığını bir kez daha göstermiştir. Özellikle 2011 yılı ve sonrasında yapılan düzenlemelerle bütün ülke imara açılmış, depremlere dayanıklı yapı stokunu artırma gerekliliğini gözetmeyen çok sayıdaki imar affı, depremle ilgili kurumların kurtarma çalışmalarındaki liyakat dışı zafiyetli yapıları ve tek adam yönetiminin “emirlerine” bağlılıkları, Kahramanmaraş-Hatay depremlerinin kayıp ve zararlarını artırmıştır. Bu noktada nedenleri ve yanlışları sorgulayarak yapılması gerekenleri dile getirmek kamusal sorumluluk gereğidir.
Türkiye’nin aktif deprem kuşakları üzerinde yer almasına ve konunun mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı ile doğrudan bağlantılı olmasına karşın bu disiplinlerin gerektirdiği bilimsel teknik gereklilikler rant çıkarları için yok sayılmaktadır. 1999 depremleri sonrası yapı denetimi mevzuatına yönelik ilgili Meslek Odalarının önerileri dikkate alınmamış, konu ticarileştirilmiş, Yapı Denetim Kanunu’nun kapsamı daraltılmış, kamu yapıları denetim dışı tutulmuş; TMMOB’ye bağlı Odaların mevzuatla tanınmış görevleri olan mesleki yeterlilik, eğitim, belgelendirme, denetleme gereklilikleri dışlanmış, denetimsizlik hakim olmuştur.
İmar ve Yapı Denetimi Kanunları, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği ve Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde yapılan değişiklikler ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ile; yapı üretim ve denetim sürecinde Mühendis, Mimar, Şehir Plancısı Odalarının yetkileri sınırlanmış; yapı projeleri arasındaki bağlar koparılmaya çalışılmıştır.
Tasarım, yer seçimi, yapı üretimi ve denetiminde bilimsel ve bütünlüklü bir yaklaşım yoktur. Sorunlu dolgu alanları, dere yatakları, kıyılar, ormanlar, toplanma yerlerinin imara açılması, su yatakları ile yeşil alanlar arasındaki bağların koparılması, ısı adalarının oluşması ve deprem sonrası idari yanlışlar, doğa olayları olan depremleri toplumsal felaketlere dönüştürmektedir.
Deprem bölgesindeki 294 bin yapıya çıkarılan sonuncu imar affı ile insanların “sorunlarının çözüldüğünü” söyleyenlerin deprem bölgesine geç müdahaleye mazeretleri; “biz İstanbul depremine hazırlanıyorduk”, deprem “Allah’tan geliyor”, “yüzyılın felaketi”, “böylesine büyük bir felakete hazırlıklı olabilmek mümkün değildir”, “olanlar hep oldu, bunlar kader planının içindeki şeyler”, “AFAD’ın toplam personel sayısı 7 bin 300’dür. Takdir edilir ki 7 bin 300 personelle Türkiye’deki bu büyük afeti veya herhangi bir afeti yönetebilmek mümkün değildir” gibi yaraları daha da kanatan sözler olmuştur.
Depremlerin hemen ardından bir yıl içinde 680 bin konutun yapılacağını söyleyen iktidar, 2 yıl 10 ay sonra 27.12.2025 tarihinde “455 bin 357 ev ve iş yeri yapımının tamamlanmasıyla asrın inşa seferberliğinin sona erdiğini” ilan etti. Ancak parası olmayanlar mülksüzleşti, birçok yurttaş yerinden yurdundan oldu, geleneksel kent, semt, mahalle kültürü yok edildi. Yapılan toplu konutların birçok eksikliği barındırdığı da bilinmektedir.
Depremin yol açtığı büyük sosyal tahribatın sorumluları; deprem vergilerini otoyollara, havalimanlarına harcayanlar, ülkenin tamamını imara açanlardır, Meslek Odalarını sürecin dışına iten, yetkilerini sınırlayanlardır, kurumsal bozulmaya yol açan, uzmanlık ve liyakati yok sayan, bilim ve teknikle ilgisi olmayan yönetim ve kadro atamalarını yapanlardır. İktidarın tek sevdasının rant olduğu, önlem ve müdahale kapasitesinin olmadığı çok acı bir şekilde görülmüştür. Bu nedenle bütün sorumluların hesap vermesi ve iktidarın değişmesi gerekmektedir.
On binlerce yurttaşımızın ölümüne, milyonlarca yurttaşımızın evsiz-barksız kalmasına, hayatlarının alt-üst olmasına neden olanları tekrar kınıyoruz. Onlar halkın adalet divanında her gün yargılanıyorlar. İnanıyoruz ki birgün bu divan hukuki olarak da kurulacak, sorumlular cezalandırılacak, cezasızlığa bir son verilecektir.
Kamusal sorumluluklarımız ve Odamızın uzmanlık alanlarından hareketle yapılması gerekenleri özetle ifade etmek isteriz:
- Depremlere karşı önlemler bütünlüğünü, güvenli yapılaşmayı, halkın nitelikli yaşam ve doğal çevre hakkı ile kamusal denetimi dışlayan piyasacı rantçı yaklaşım reddedilmelidir.
- Depremle ilgili tüm kurum ve kuruluşlar, ilgili Meslek Odaları ve bilim çevreleriyle ilişkilendirilerek liyakat-uzmanlık temelinde yeniden yapılandırılmalıdır.
- Yapı denetimi uygulamasını yönlendiren kararlar ilgili bütün kurum ve kuruluşların katılımıyla oluşturulmalı; imar, yapı, dönüşüm, yapı denetim, afet yasaları TMMOB’ye bağlı ilgili Odalar, bilim çevreleri ve ilgili tüm kesimlerin katılımıyla düzenlenmeli; bu çevreler mevzuat süreçlerinin asli unsurları olarak tanınmalı, yapı denetçiler de dahil olmak üzere üyelerinin eğitim ve belgelendirilmesi ile sicillerinin tutulması Meslek Odalarınca yapılmalıdır.
- Yapı Denetim Kanunu’nun ticari yapı denetim şirketi modeli yerine, Meslek Odalarının süreçte etkin olarak yer alacağı bir planlama, tasarım, üretim ve denetim modeli benimsenmelidir.
- Konut, sanayi, enerji, ulaşım vb. birçok alanla bağlantılı tesisat/mekanik tesisat sistemlerinin depremler ve diğer afetlere karşı dayanıklılığını sağlamak için bina ve doğal eki mekanik tesisat tasarım, üretim ve bakımının denetimi Makina Mühendisleri Odası tarafından belgelendirilmiş konunun uzmanı mühendislerce yapılmalı, bu husus bütün yasa düzenlemeleri ve Yapı Denetimi Kanunu’nda yer almalıdır.
- Doğalgaz, elektrik, ısıtma kazanları, jeneratörler ve gaz tesisatları için erken uyarıcı ve gaz/akım kesici sistemler uygulanmalı, denetimleri Meslek Odalarınca yapılmalıdır.
- Okullar, hastaneler başta olmak üzere kamu yapılarının depreme karşı güvenli olup olmadıklarının uzman mühendisler tarafından tespitinde TMMOB’ye bağlı ilgili Odalar mutlaka yer almalıdır.
- Endüstriyel tesislerin güvenlik ve birbirlerine yakınlık-uzaklık mesafeleri üzerine gerekli çalışmalar yapılarak standartlar ve uyulması gereken koşullar imar mevzuatına yansıtılmalı; sorunlu alanlar “yapı yasaklı alan” ilan edilmelidir.
- Bir daha asla imar affı yapılmamalıdır.
- Halkı mülksüzleştiren, borçlandıran ve kent dışına iten kentsel dönüşüm ile yeni rant projelerine yol açan “rezerv alan”, “acele kamulaştırma” vb. uygulamalara son verilmeli, dönüşüm gerekliliklerinde kamu her açıdan yükümlülük üstlenmeli ve yerindelik esas olmalıdır.
Yunus Yener
TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı


