MMO: LAİK DEMOKRATİK TÜRKİYE MÜCADELEMİZ SÜRECEK!

12.09.2026

TMMOB Makina Mühendisleri Odası, 12 Eylül Darbesinin yıldönümü dolayısıyla 12 Eylül 2026 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.

Laik Demokratik Türkiye Mücadelemiz Sürecek!

12 Eylül 1980 darbesi, IMF ile yapılan anlaşma ve 24 Ocak 1980 ekonomi kararlarının hemen ardından yapıldı, böylece kapitalizmin neoliberal dönem uygulamalarına geçiş sağlandı. Emek ve demokrasi karşıtı darbe sermaye güçlerinin yüzünü güldürdü.

Yüzbinlerce insan gözaltına alındı, işkence sistemli olarak uygulandı, idamlar yapıldı, milyonlarca insan 12 Eylül döneminin izlerini taşıdı.

Darbe ile ABD’nin “yeşil kuşak” projesine hizmet edildi, “Türk-İslam sentezi” desteklendi, laikliğin tasfiyesinin ve siyasal İslamcı kimlik politikalarının önü adım adım açıldı.  

12 Eylül faşizmi döneminde siyasi partiler, sendikalar, tüm örgütlü toplum yapıları kapatıldı, siyaset yeniden yapılandırıldı. 1961 Anayasasının aksine yürütme erki 1982 Anayasasında güçlendirildi. 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan Anayasa değişikliği referandumunun ardından kuvvetler ayrılığını tamamen yok eden 2017 Anayasa değişikliği referandumu ile 12 Eylül darbesinin halk düşmanı antidemokratik felsefesi doruğuna vardı.

Bu süreçte anayasa, hukuk, kamu idari yapısı, planlama-sanayileşme-kalkınma, mühendislik, eğitim, sağlık, enerji, ulaşım, tarım, gıda, tüm kamusal üretim ve kamusal hizmet alanlarında  köklü değişiklikler yapıldı. Serbestleştirme-özelleştirmelerle büyük ölçekli kamusal üretim, kamusal denetim ve planlama tasfiye edildi. Dünyaya entegrasyon adı altında sanayileşme süreci kesintiye uğratıldı, tarımsal üretim geriletildi, ithalata bağımlı fason üretim hakim oldu. Esnek/güvencesiz, taşeron çalışma biçimleri ve sendikasızlaştırma yaygınlaştı, kıdem tazminatlarına el koymanın yolu açıldı, işsizlik ve yoksulluk büyük boyutlara ulaştı. Rüşvet, yolsuzluk, kayırmacılık, rant politikaları ve her düzeyde yozlaşma hakim oldu.

12 Eylül faşizmi ile onun mantıksal doruğu olan siyasal İslamcı rejim arasında emek düşmanlığı ve siyaseti yapılandırmada tam bir özdeşlik bulunuyor. Askeri cuntanın partileri kapatması ve muhalefeti biçimlendirme çabası ile bugünkü iktidarın siyasete müdahaleleri aynı totaliter yaklaşımın tezahürüdür. Amaç bellidir: Halk iradesinin gaspı, çok partili siyasal düzenin temellerinin yıkılması, seçim güvenliğinin bir kez daha yok edilmesi, sömürü ve baskı rejiminin ömrünün uzatılması…

Ancak ne 12 Eylül döneminde ne de günümüzde emek ve demokrasi güçlerinin faşizm ve gericiliğe karşı mücadelesi hiç dinmedi. Mevcut durum, emek ve demokrasi güçlerinin önüne birlikte direnmeyi, kaybedilen her şeyi daha üst boyutlarda kazanmayı, emeğin ve bilimin aydınlatacağı başka bir Türkiye için mücadele görevini koymuştur. Toplumsal ihtiyaçları temel alacak kamucu politikaların hakim olduğu bağımsız, laik, demokratik, sanayileşmiş, kalkınmış, tam istihdamın sağlandığı, barış ve eşitliğin hakim olacağı bir Türkiye’ye ancak böylece ulaşabileceğiz.
 

Yunus Yener
MMO Yönetim Kurulu Başkanı