TMMOB HATAY İKK: ANTAKYA’NIN GELECEĞİ BELİRSİZLİĞE TERK EDİLEMEZ

06.04.2026

TMMOB Hatay İl Koordinasyon Kurulu, Odaların Hatay Şube ve Temsilcilikleriyle, 6 ve 20 Şubat 2023 depremlerinin ardından riskli alan ilan edilen ve sonrasında Antakya Tarihi Kent Merkezi’ne ilişkin yürütülen Koruma Amaçlı İmar Planı süreçlerinde, itirazların dikkate alınmaksızın 9 Mart 2026 tarihinde kesinleşen ve tekrardan dava açmaya hazırlanılan plana dair bir basın açıklaması yaptı.

‘’Antakya’nın Geleceği Belirsizliğe Terk Edilemez”

6 ve 20 Şubat 2023 depremlerinde büyük yıkım yaşayan Antakya Tarihi Kent Merkezi, 5 Nisan 2023 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla riskli alan ilan edilmiştir.

Bu sürecin ardından hazırlanan Koruma Amaçlı İmar Planı; ilk olarak 11 Haziran 2024, ardından 22 Ocak 2025 ve 20 Ekim 2025 tarihlerinde üç kez askıya çıkarılmıştır. Bu süreçte planlara yönelik itirazlarımız yapılmış ve davalar açılmış olmasına rağmen, söz konusu itirazlar dikkate alınmamış; plan, aynı sorunları barındıran haliyle 9 Mart 2026 tarihinde yeniden ilan edilerek kesinleştirilmiştir.

Yaklaşık üç yıldır devam eden bu süreçte, planın somut bir çözüm üretmekten uzak kaldığı, aksine kentteki belirsizlik ve kaosu derinleştirdiği açıkça görülmektedir. Nitekim, askıya çıkarılan planlara karşı açtığımız davalar halen devam etmektedir.

Söz konusu planın, askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesine yönelik hazırlandığı beyan edilmesine rağmen; iki plan arasında itirazlara ilişkin kayda değer bir düzenleme yapılmadığı, plandaki sorunları giderecek herhangi bir yaklaşımın ortaya konulmadığı görülmektedir. Bu nedenle itirazlarımız geçerliliğini korumakta olup, planın çözüm üretmek yerine üç yıldır devam eden sorunları sürdürmekte ısrar ettiği anlaşılmaktadır.

Bu durum, itirazların fiilen yok sayıldığı yeni planların yayımlanması yoluyla; sürece yönelik toplumsal ve mesleki direncin kırılmaya, aynı zamanda devam eden yargı süreçlerinin etkisizleştirilmeye çalışıldığını açıkça ortaya koymaktadır.

Planlar incelendiğinde; aynı verilere dayanmasına rağmen birbiriyle çelişen kararlar üretildiği, taşkın riski ve zemin gerçekliği gibi hayati konuların yeterince dikkate alınmadığı, mevcut yerleşim alanları daraltılırken dolgu ve yeşil alanların yapılaşmaya açıldığı ve kentin özgün dokusunu zedeleyecek işlev değişiklikleri önerildiği görülmektedir. Bu yaklaşım, Antakya’nın yeniden canlanmasını değil; mevcut sorunlarının kalıcı hale gelmesini beraberinde getirmektedir.

Antakya, yalnızca fiziksel bir yerleşim değil; binlerce yıllık birikimiyle çok katmanlı bir uygarlık mirasıdır. Bu mirasın korunması, sadece teknik bir planlama meselesi değil; aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur. Antakya’nın tarihsel, kültürel ve kentsel hafızasını korumak amacıyla hazırlanan Koruma Amaçlı İmar Planı, kentimizin geleceğini doğrudan etkileyen hayati bir belgedir.

Koruma Amaçlı İmar Planı, olağan yaşamını sürdüren bir alanda değil; 6 ve 20 Şubat 2023 depremlerinin ardından ağır hasar almış ve neredeyse tamamen boşalmış bir alanda hazırlanmaktadır. Böylesine büyük bir kırılma yaşayan bir alanın planlanmasının, sıradan planlama yaklaşımlarından farklı, özel bir süreci zorunlu kıldığını defalarca dile getirdik.

Bu nedenle planlama sürecinin bilimsel, katılımcı, şeffaf ve yerel değerleri gözeten bir anlayışla temel amacın kentlilerin güvenli ve sağlıklı bir şekilde yaşam alanlarına geri dönüşünü sağlamak olması gerektiğini 3 yıldır söylememize rağmen askıya çıkarılan planlar bu ihtiyaca yanıt vermek bir yana, mevcut belirsizliği daha da artırmaktadır. Depremlerden bu yana geçen süreye rağmen yurttaşların en temel sorusu hâlâ yanıtsızdır: “Nasıl ve ne zaman geri döneceğiz?”

Antakya Batı ve Doğu Medeniyetlerinin yaratmış olduğu kentler arasında müstesna bir yere sahiptir. Bu kenti özel yapan tarihi geçmişi, kent kültürü ve onun fiziksel yansıması olan tarihi kent merkezidir. Bu alan depremin ardından çok büyük yıkım görmüş mevcut kentsel dokusu büyük oranda yok olmuştur. Ayakta kalmayı bir şekilde başarabilmiş tescilli yapılarımız özgün malzeme ve izleri ile restorasyonu gerçekleştirilebilecek olmasına rağmen koruma kararlarıyla! yıkılmıştır.

Planlama faaliyetinin önceliğinin, alanda yeniden yaşamın yeşerebilmesi için planlama alanındaki mülkiyet sahipleri ve toplumun yararını esas alan, güvenli ve özgün yaşam kültürüne uyumlu bir çevrenin yeniden oluşturulması olması gerektiğini defalarca ifade ettik. Bu kapsamda planlama faaliyetinin, tüm boyutlarına ilişkin kararların, gerekçelerini bilimsel ölçütlerle sistematik biçimde ortaya koyması ve bu kararların nasıl uygulanacağını, plan kararlarına eşlik eden bir yönetim planı ile açıkça tanımlanması gerektiğini de vurguladık.

Ancak aradan geçen üç yıla rağmen, Koruma Amaçlı İmar Planında öngörülen müdahalelerin nasıl hayata geçirileceği, alan sakinlerinin geri dönüşünü sağlayacak sürecin nasıl işleyeceği hâlâ belirsizliğini korumaktadır. Plan kararları içerisinde çok sayıda karmaşık ve çok faktörlü düzenleme yer almakta; ancak bu kararların nasıl uygulanacağına dair somut bir yol haritası sunulmamaktadır.

Alan sakinlerinin, geleceklerine dair kararlar geliştirebilmesi açısından yeniden aynı alanda bir yaşam kurabilme sürecinde kendilerini ne beklediğini açıkça bilmesi gerekmektedir. Belirsizliklerin artması ne yazık ki insanların geri dönüşe dair umutlarını da yitirmesine sebep olmaktadır.

Bu alanda yaşayan yurttaşlar, riskli alan ilanı nedeniyle üç yılı aşkın süredir evlerine geri dönememekte; yerinde dönüşüm haklarını kullanamamaktadırlar. Hak sahipliği kapsamında kentin çeperlerinde, yaşam bağlarının kopacağı uzak toplu konut alanlarına yönlendirilmeleri, bu insanların Antakya’dan fiilen koparılmasına neden olmakta; Antakya’nın kültürel sürekliliğini de ciddi biçimde zedelemektedir.

Bu nedenle; planın yukarıda ifade ettiğimiz yaklaşımla bilimsel ilkelere ve kamu yararına uygun şekilde yeniden ele alınmasını gerektiğini, Antakya Tarihi Kent Merkezine özgü özel planlama ve destek mekanizmalarının geliştirilmesini, yerinde dönüşüm benzeri alternatif süreçlerin kurgulanmasını ve insanların yeniden kendi yaşam alanlarına dönüşünü sağlayacak tüm adımların acilen atılmasını talep ediyoruz.

TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ HATAY İL KOORDİNASYON KURULU
ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI HATAY İL TEMSİLCİLİĞİ
HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI HATAY İL TEMSİLCİLİĞİ
İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI HATAY ŞUBESİ
JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI HATAY İL TEMSİLCİLİĞİ
JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI HATAY İL TEMSİLCİLİĞİ
KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI HATAY İL TEMSİLCİLİĞİ
MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI HATAY İL TEMSİLCİLİĞİ
MİMARLAR ODASI HATAY ŞUBESİ
ŞEHİR PLANCILARI ODASI HATAY İL TEMSİLCİLİĞİ
PEYZAJ MİMARLARI ODASI HATAY İL TEMSİLCİLİĞİ
ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI HATAY ŞUBESİ