
MMO: DEPREMLERE HAZIRLIKLI OLMAK İÇİN RANTÇI YAKLAŞIMIN ALT EDİLMESİ VE YAPI TASARIMI, ÜRETİMİ, DENETİMİ SÜREÇLERİNDE KAMUSAL MESLEKİ DENETİM EKSENLİ BÜTÜNCÜL BİR MODEL GEREKİYOR!
TMMOB Makina Mühendisleri Odası, 17 Ağustos 1999 Marmara-Gölcük Depreminin 27. yıldönümü nedeniyle 17 Ağustos 2026 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.
Depremlere Hazırlıklı Olmak İçin Rantçı Yaklaşımın Alt Edilmesi ve Yapı Tasarımı, Üretimi, Denetimi Süreçlerinde Kamusal Mesleki Denetim Eksenli Bütüncül Bir Model Gerekiyor!
17 Ağustos 1999 tarihinde Marmara-Gölcük Depreminde kaybettiğimiz onbinlerce insanımızı ve yaşamları altüst olan milyonları bir kez daha anıyoruz. Böylesi acı olaylara yol açan nedensellik, önlemsizlik ve diğer yanlışlara eğilmek kamusal sorumluluk gereğidir.
1999 depremlerinin üzerinden 27 yıl geçmesine karşın ülkemizin depremlere hazırlıklı olmadığı sonraki birçok deprem ve özellikle 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş-Hatay Depremlerinde görülmüştür.
Bilindiği üzere Türkiye aktif deprem kuşakları üzerinde yer almaktadır. Ancak konuyla doğrudan bağlantılı olan mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı disiplinlerinin gerektirdiği bilimsel teknik gereklilikler rant çıkarları için yok sayılmaktadır. Yapı denetimi mevzuatına yönelik ilgili Meslek Odalarının önerileri dikkate alınmamaktadır. Konu ticarileştirilmiştir. TMMOB’ye bağlı Odaların mevzuatla tanınmış görevleri olan mesleki yeterlilik, eğitim, belgelendirme, denetleme gereklilikleri dışlanmış, denetimsizlik hâkim olmuştur.
İmar ve Yapı Denetimi Kanunları, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği ve Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde yapılan değişiklikler ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ile; yapı üretim ve denetim sürecinde Mühendis, Mimar, Şehir Plancısı Odalarının yetkileri sınırlanmış; yapı projeleri arasındaki bağlar koparılmaya çalışılmıştır.
Ülke toprakları sürekli olarak imara açılmaktadır. Depremlere dayanıklı yapı stokunu artırma gerekliliğini gözetmeksizin yapılan çok sayıdaki imar affı ve depremle ilgili kurum ve kuruluşların liyakat dışı zafiyetli yapılanmaları büyük yıkımlara yol açmaktadır. Tasarım, yer seçimi, yapı üretimi ve denetiminde bilimsel ve bütünlüklü bir yaklaşım yoktur. Sorunlu dolgu alanları, dere yatakları, kıyılar, ormanlar, toplanma yerlerinin imara açılması, su yatakları ile yeşil alanlar arasındaki bağların koparılması, ısı adalarının oluşması ve deprem sonrası idari yanlışlar, doğa olayları olan depremleri toplumsal felaketlere dönüştürmektedir. Nedensellik ve önlemsizliklere dair bilimsel ve kamusal norm yoksunluğu ile rantçı-çıkarcı yaklaşımlar, alt edilmesi gereken sistemik bir bütünlük oluşturmaktadır.
Yapı dönüşümleri rant çıkarları, mülksüzleştirme, yerinden yurdundan etme, borçlandırma, geleneksel kent, semt, mahalle kültürünü yok etme eksenlidir.
Bu gerçekler ile Odamızın uzmanlık alanları ve kamusal sorumluluklarımızdan hareketle yapılması gerekenler özetle şunlardır:
- Depremlere karşı önlemler bütünlüğünü, güvenli yapılaşmayı, halkın nitelikli yaşam ve doğal çevre hakkı ile kamusal denetimi dışlayan piyasacı rantçı yaklaşım reddedilmelidir.
- Depremle ilgili tüm kurum ve kuruluşlar, ilgili Meslek Odaları ve bilim çevreleriyle ilişkilendirilerek liyakat-uzmanlık temelinde yeniden yapılandırılmalıdır.
- Yapı denetimi uygulamasını yönlendiren kararlar ilgili bütün kurum ve kuruluşların katılımıyla oluşturulmalı; imar, yapı, dönüşüm, yapı denetim, afet yasaları TMMOB’ye bağlı ilgili Odalar, bilim çevreleri ve ilgili tüm kesimlerin katılımıyla düzenlenmelidir. Bu çevreler mevzuat süreçlerinin asli unsurları olarak tanınmalı, yapı denetçiler de dâhil olmak üzere üyelerinin eğitim ve belgelendirilmesi ile sicillerinin tutulması Meslek Odalarınca yapılmalıdır.
- Yapı Denetim Kanunu’nun ticari yapı denetim şirketi modeli yerine, Meslek Odalarının süreçte etkin olarak yer alacağı bir planlama, tasarım, üretim ve denetim modeli benimsenmelidir.
- Konut, sanayi, enerji, ulaşım vb. birçok alanla bağlantılı tesisat/mekanik tesisat sistemlerinin depremler ve diğer afetlere karşı dayanıklılığını sağlamak için, bina ve doğal eki mekanik tesisat tasarımı, üretimi ve bakımının denetimi Makina Mühendisleri Odası tarafından belgelendirilmiş konunun uzmanı mühendislerce yapılmalı, bu husus bütün yasa düzenlemeleri ve Yapı Denetimi Kanunu’nda yer almalıdır.
- Doğalgaz, elektrik, ısıtma kazanları, jeneratörler ve gaz tesisatları için erken uyarıcı ve gaz/akım kesici sistemler uygulanmalı, denetimleri Meslek Odalarınca yapılmalıdır.
- Okullar, hastaneler başta olmak üzere kamu yapılarının depreme karşı güvenli olup olmadıklarının uzman mühendisler tarafından tespitinde TMMOB’ye bağlı ilgili Odalar mutlaka yer almalıdır.
- Endüstriyel tesislerin güvenlik ve birbirlerine yakınlık-uzaklık mesafeleri üzerine gerekli çalışmalar yapılarak standartlar ve uyulması gereken koşullar imar mevzuatına yansıtılmalı; sorunlu alanlar “yapı yasaklı alan” ilan edilmelidir.
- Bir daha asla imar affı yapılmamalıdır.
- Halkı mülksüzleştiren, borçlandıran ve yaşadığı yöre dışına iten kentsel dönüşüm ile yeni rant projelerine yol açan “rezerv alan”, “acele kamulaştırma” vb. uygulamalara son verilmeli, dönüşüm gerekliliklerinde kamu her açıdan yükümlülük üstlenmeli ve yerindelik esas olmalıdır.
Yunus Yener
TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı


